19 Temmuz 2026 Pazar

19 Mucizesi İddiası

19 Mucize mi
Sorun 1: Kur'an hiçbir ayette Kur'an'ı 19'a kodladık ve bu sayısal kodlamayı Kur'an'ın Allah'tan olduğuna delil yaptık araştırın bakın demez. Böyle bir kodlama olsaydı mantıken nisa 82. Ayette olduğu gibi hâlâ Kur'an'ı anlamaya çalışmıyorlar mı eğer Kur'an Allah'tan olmasa onda birçok çelişki bulurlardı dendiği üzere 19 kodunu da araştırın diye teşvik edici bir cümle olmalıydı...
Sorun 2: Kur'an 19 diye bir kodlamayı delil olarak sunmuyor aksine "meleklerin sayısını kâfirler için fitne kıldık" diyerek sayıyı kodla ilgili değil meleklerin sayısı olarak sunuyor. Ayrıca 19'a kodlanmış bir Kur'an'ın bu sayısal kodu fitne olarak sunması olası değildir.
Sorun 3: Ayette aleyHA tisate aşer deniyor. Kur'an için ayetlerde kullanılan zamir hep HU zamiri iken 19 ayetinde zamir HA zamiridir yani Kur'an'ı işaret etmemektedir.
Sorun 4: Kur'an'da 19 kodu üretmek isteyen zihin ayeti bu iddiaya göre yormak için "vela teZer" ifadesnde harf ZAL iken bu fiilin zal harfini ZE olarak görmek istemiş ve meali ona göre yazıp tam ve mükemmel diye ayetle alakasız bir anlam üretmiştir...


19 Kur'an'ın kodu değil meleklerin sayısıdır.
19 inananlar için değil Kur'anın mesajına kör duranlar için, Allah'ın kelamı olmadığını iddia edenler için bir fitnedir.
Bizim Kur'an'ın Allah kelamı olduğunda şüphemiz yok ki, biz "Bu beşer sözüdür" demiyoruz ki 19 la uğraşalım.
EĞER SİZ 19 LA TANIK OLDUYSANIZ MÜBAREK OLSUN. AMA ALLAH 19 A ÇAĞIRMIYOR KUR'AN'IN MESAJINA ÇAĞIRIYOR. ÖNCE NEYE ÇAĞIRACAĞINIZI İYİ BELLEYİN. EĞER BİRİ SİZDEN DELİL İSTİYORSA TAMAM. AMA İKİDE BİR KUR’AN'IN ALLAH KELAMI OLDUĞUNA İNANMIŞLARA 19 19 DİYE ÇAĞIRMAYIN. NETİCEDE 19 DEDİĞİNİZ ŞEY SİZİN YORUMUNUZ...
18-O ki düşündü taşındı, ölçtü biçti.
19-Kahrolası nasıl da ölçtü biçti?
20-Gerçekten de kahrolası nasıl da ölçtü biçti?
21-Sonra duruma bir baktı.
22-Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.
23-Sonra arkasını döndü, büyüklendi.
24-“Bu, aktarıla gelen tesirli bir söylemdir!” dedi.
25-“Bu, insan sözünden başkası değildir!” dedi.
26-Onu Sekar’a sokacağım!
27-Sekar’ın ne olduğunu nereden bilesin?
28-O, baki de koymaz bırakma da bırakmaz.[1]
29-İnsana nice sahneler sunar da sunar.[2]
30-On dokuz gözeticisi vardır.
31-Biz cehennem bekçilerini ancak melekler kıldık. Onların sayılarını da sadece gerçekle zıtlaşanlar için bir imtihan vesilesi yaptık.[3] Kendilerine kitap verilmiş olanların[4] kesin kanaate ulaşmaları, inananların inançlarının ziyade olması,[5] kitap verilenlerin ve inananların şüpheye sürüklenme durumlarının olmaması, kalplerinde hastalık olanların ve gerçekle zıtlaşanların ise “Allah bu misalle neyi murat etti?” demeleri üzere durum budur.[6] Böylece Allah gerek gördüğünü yanlışa terk eder gerek gördüğünü doğruya yöneltir.[7] Rabbinin ordularının durumunu O’ndan başka bilecek yoktur.[8] Bu sunum insan için ders alınacak bir öğütten başka bir şey değildir.
............
.
[1] Ne diri bırakır ne de ölüme terk eder.
[2] Dünyada yaptığı tüm hataları hatırlatır. Aklını başına getirir ama iş işten geçmiştir.
[3] Bu sayıya ancak gerçekle zıtlaşanlar takılıp kalır. Sadece kâfirler için bir fitne yaptık dediğine göre bu sayıyla kâfirler kafayı bozar ve yanlışa sürüklenirler demektir. Yoksa inananlar için meleklerin sayısı Allah’ın takdiridir. Neden sayıları on dokuz ya da on dokuz melek mi koca cehennemi gözetecek gibi bir gereksiz mecraya girmek Kur’an’ın Allah kelamı olduğuna tanık olanların düşeceği bir tuzak değildir.
[4] Belli ki daha önce kitaba muhatap olmuş olanların kitaplarında da bu sayılar geçmektedir. Bu bilgi onlar için bu bakımdan bir kanıt olmaktadır bir eminlik vesilesi olmaktadır.
[5] İnananlar zaten Kur’an’ın Allah kelamı olduğuna tanık olduklarından inançları ziyade olduğu için on dokuz sayısı onlar için bir fitne vesilesi olmayacaktır. Ama kitaptan emin olamayanlar kafayı sayıya takıp kafa karışıklığına sürüklenebileceklerdir. Burada anahtar ifade on dokuz sayısının kâfirler için fitne olmasıdır.
[6] Görüldüğü gibi kafayı sayıya takanlar “Allah bu misalle neyi murat etti” sorusunu soracaklar ve on dokuz sayısıyla kafayı bozacaklardır. İnananların ise on dokuz sayısına kafayı takmaları diye bir durum olmayacaktır. Zira onlar Kur’an’ın Allah kelamı olduğuna ilim üzere kesin kanaat getirmişlerdir ve rabbimiz on dokuz diyorsa bu onun takdiridir demişlerdir. Neden on dokuz melek, on dokuz melek nasıl cehennemin bekçiliğini yapsın gibi bir soru inananların gündemine girmeyecektir.
[7] Allah kalplerin özünü bilir, kulun yönelimini bilir. Hidayeti hak edeni aydınlatır yanlışa gömüleni yanlışıyla bırakır. Gerekçe kulun niyeti gayreti, Allah’ın ilmi, adaleti merhametidir.
[8] Bu ifade de aslında “Neden on dokuz melek, on dokuz melek nasıl cehennemin bekçiliğini yapsın?” fitne sorusunun cevabı niteliğindedir.


19 konusunda düşüncem
Ben Kur'an'da 19 sisteminin varlığı ya da yokluğu konusunda bir şey bilmiyorum. Araştırmadım da. Bu açıdan var ya da yok tartışması yapmayı uygun bulmuyorum.
Kur'an'ı 10 yıldır Kur'an'dan okuyorum. 19 diye bir kod üzerinden değil ama nisa 82 gereği mesajın akla mantığa gerçeğe fıtrata uyumu üzerinden Kur'an'ın Allah kelamı olduğuna tanık oldum.
Kur'an'ın 19 sayısına kodlandığını söyleyen tek bir ayete rastlamadığım gibi Kur'an'da 19 kodunu araştırın ve Allah kelamı olduğuna tanık olun diye bir emre de rastlamadım. Hatta Kur'an'da 19 kodu için bir delildir diyen bir ayet de görmedim. Kur'an en nihayetinde şunu diyor: Allah meleklerin sayısını kafirler için bir fitne kılmıştır.
Demem o ki 19 sayısı Kur'an'da meleklerin sayısı olarak dikkate sunulduğu için sayıyı meleklerle ilintili okumak durumundayız. 19 sayısını Meleklerden bağımsız olarak hatta Kur'an'ın bir kodu gibi okumak, ilgili ayetin mesajı ile örtüşmemektedir...


Üzerinde 19 vardır... (74:30)
Üzerinde çetin ve zorlu melekler vardır... (66:6)
------------------------------------------------------------
وَمَا أَدْرَاكَ مَا سَقَرُ (Müddessir 74:27, Orijinal)
.......
عَلَيْهَا تِسْعَةَ عَشَرَ (Müddessir 74:30, Orijinal)
وَمَا جَعَلْنَا أَصْحَابَ النَّارِ إِلَّا مَلَائِكَةً ۙ وَمَا جَعَلْنَا عِدَّتَهُمْ إِلَّا فِتْنَةً ِ (Müddessir 74:31, Orijinal)
______________________________________________
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنْفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ
عَلَيْهَا مَلَائِكَةٌ غِلَاظٌ شِدَادٌ
لَا يَعْصُونَ اللَّهَ مَا أَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ (Tahrîm 66:6, Orijinal)
Bu iki ayet grubu birlikte okunduğunda 19'un meleklerin sayısı olduğu, Kur'an'ın kodu olmadığı anlayacaklar için çok açık ve nettir...


Kur'an 19'a kodlanmış diyorlar. 
Bunu nasıl gördüler diye bir dinledim yazılışta besmele 19 harfmiş. Çıkış noktası bu. 114 sure var sure sayısı 19'un katı mı diye bakasım geldi evet 19'un katıymış. Sonra tüm surelerin ayet sayıları 19'un katı mı diye bakasım geldi. Hayır değilmiş.
Kur'an'da 19 sayısının geçtiği ayete baktım 19, Kur'an'ın bir kodu olarak değil Meleklerin sayısı (iddetuhum) olarak geçiyor. Sonra baktım Allah'ın bir sıfatı olan baki kelimesiyle aynı kökten geçişli bir fiil olan tubki kelimesinin geçtiği bir ifade var. Vela tubki vela tezer.
Vela tubki baki koymaz vela tezer de yakasını bırakmaz demek. Baktım nasıl çevirmişler. Gördüm ki 19'a müteşabih arayışına düşmüşler. Şöyle demişler ne bırakır ne de yüklenir (tam ve mükemmel). İşte bir kıstası kendin ürettin mi artık fitneye savrulmak ve müteşabih yorma arayışına girmek böyle birşey.
Ondan sonra her ayette 19'a müteşabih yorma çabası belirmiş. İlliyyun ve siccin kayıtlarını ifade eden ayette kitabun merkum sanki Kur'an'ı ifade ediliyormuş gibi iddia olunmuş. Hatta reşeda kelimesinin geçtiği ayetlerden Reşat halife resul üretilmiş