İslam esenlik duruşu üzere olmaktır
Kur'an esenlik duruşu üzere olmanın ilkelerini sunar. Allah katında din ancak esenlik duruşu üzere olmaktır. Bizler esenlik duruşu üzere olmakla ve esenlik duruşu üzere olanların ilki olmakla emrolunmuşuz. Kur'an'da ehli kitaptan övülen kimselerin Kur'an'la yüzleştiklerinde ve zihnen aydınlandıklarında gözlerinin dolduğu ve biz önceden de esenlik duruşu üzere olanlardık dedikleri bildirilir. Esasen esenlik duruşu üzere olmak iyi niyet ve akıl etmekle ilgilidir. Kur'an ise iyi niyetli ve akıl eden kimselere aydınlık sunumu bir mesajdır. Kur'an'la hiç yüzleşememiş kimseler dahi iyi niyetleri ve akıl etmeleri oranında esenlik duruşu üzere olabilirler. Kur'an bu yolda zihinlerin aydınlığıdır. Bu minvaldeki zihinler Kur'an'la yüzleştiklerinde biz önceden de esenlik duruşu üzere olanlardık derler ve Kur'an'a tanık olurlar...
Asıl soru şu ki İslam ne demek
Bugün coğrafyalara göre birçok atalar dini var ve çokları için atalar dinlerinden birinin adı İslam. Oysa İslam akıl etmenin adı, esen olmanın adı, güvenilir olmanın adı, sağlam olmanın adı, emin olmanın adı, ufku açık olmanın adı, özgür olmanın adı, zararsız olmanın adı, hurafesiz olmanın adı, yalansız olmanın adı, hayalperest olmamanın adı. Hasılı kelam İslam Esenlik ikliminin adı ve esenlik üzere oluşun adı...
İslam teslim olmaktır diyorlar
Alakası yok. Zaten herkes doğduğu toplumun kültürüne, inancına, anlayışına teslim oluyor. Biraz olsun sorgulamaya ve mevcuttan farklılaşmaya başlayanı dışlıyorlar. Sorgulamayacaksın anlayacak ve teslim olacaksın diyorlar. Bunun adı atalar dini. İslam teslim olmak demek olsa İslam atalar dininin adı olurdu. İslam selam salim selim selamet kökenli bir kelime. Esenliğe girmek esenlık üzere olmak esenlik üzere yürümek demektir. Her türlü hurafeden uyduruktan zandan düşüncesizlikten haksızlıktan salim olmak demektir. Herkesin canına malına düşüncesine inancına ve iffetine selam üzere olmak hakka hukuka uymak demektir. Hayır olmaz Kur'an'ı sorgulamayacaksın anlayacaksın, işittim itaat ettim diyeceksin diyorlar. Sorgulamadığın şeyi nasıl anlayacaksın anlamadığın şeyi nasıl işitmiş olacaksın? Kur'an'ı acaba neden sorgulamıyorsun? Atalardan bulduğuna iman ettiğin için olabilir mi? Başka topraklarda başka kültürde doğsaydın neyi sorgulamayacaktın acaba? Peki sorgulamadan Allah'tan olduğuna nasıl tanık olacaksın inanacaksın? Mesela savaşta esir olanlara atalarının yüklediği cariyelik statüsünün Allah'ın mesajı olduğunu mu sanacaksın? Senin yakınların esir olduğunda düşmanın tasallutunu ırz düşmanlığı sayıp sen düşmanın esirlerine musallat olunca müslüman mı olacaksın? Bunun neresi salim olmak selam üzere olmak? Kötü olan bir şeyi Allah'a hüküm olarak izafe etmekten geri durmayacak mısın? "Atalarımızdan böyle bulduk, Allah böyle emretti" diyenlere Kur'an'ın "Allah kötü olanı emretmez" diye cevap verdiğini önce vicdanından sonra Kur'an'dan okuyarak işte bu diye tanık olmayacak mısın? Uyanık olmayacak mısın? Bilinçli duyarlı olmayacak mısın? Kur'an'ın bilinçli duyarlılara aydınlık olduğunu anlamayacak mısın? Sorgulamadığın şeyi anladım deme, anlamadığın şeyi işittim deme, selam üzere olmadan müslümanım deme.
İslam ama hangi İslam
Atalar dini olan mı yoksa alemlerin Rabbinden olan mı? İslam kelimesi selam, selamet, salim, selim kökünden bir kelime. Her türlü yamukluktan, arızalı bakıştan, kötü niyetten, hurafeden, kilitlenmişlikten, savrukluktan vs vs salim olmak; esen olmak, selamet üzere olmak; arı duru bir bakışla, iyi niyetle, iyilik üzere yönelişte olmak demektir. Atalardan bulduğun için, önüne kitap diye konulduğu için, toplumunun genel kabulü olarak gördüğün için edindiğin inanç asıl kendi özü olarak hakikat olsa dahi senin için olsa olsa atalar dini olabilir. Meselenin özü tahkik ve taklit olarak da ifade edilebilir. Şunu bilesin ki herkesin toplumu kendine doğru yolda, herkesin ataları onlar için örnek insanlar ve herkesin coğrafyası kendileri için edinilmiş bir kültür. İşin özü şu ki Allah'tan diye önüne konulan kitaba iman ettin ama içeriğini kendin okumadın ya da akıl etmedin ve vicdanın süzgecinden geçirmediysen, tüm malumatın sakallı sarıklı cüppeli ya da makamlı makamsız ya da ünvanlı ünvansız birilerinin söylemleri ise, senin için bilgi ve delil ulema evliya ya da prof doç diye birilerinin söylemleri ise senin için insan düzleminde yani akıl ekseninde konuyu konuşmanın hiçbir anlamı yoktur. Ama eğer okudum anladım öyle inandım diyorsan o zaman insan düzleminde yani akıl ekseninde niye inandın aşamasında mesele konuşulabilir. Şunu bilesin ki meseleyi akıl ekseninde değerlendirirken Allah'tan olan kitabın ya da mesajın yaratılışla, fıtratla, doğayla ölçülmesi zorunludur. Bir şeyin delil oluşu mutlak surette kendisinden daha üst seviye bir delil ile ölçülmek durumundadır ya da en azından eşit seviye bir delille. O bakımdan Kur'an asla hadisle ölçülemez, değerlendirilemez ve yorumlanamaz. Zira hadis her bakımdan Kur'an'dan düşük seviye bir metindir. Kur'an'ın testi ya da delil olma değeri ancak yaratılışla, fıtratla, doğayla, hayatla, akılla, tutarlılıkla ölçülebilir. Çünkü yaratılış, hayatın doğası, insanın fıtratı ve akıl mutlak surette yaratıcının yasası olduğundan ya da kaynak olarak mutlak surette yaratıcıdan olduğundan eğer ki Kur'an'ı yaratıcı göndermişse akıl var mantık var yarattığı ile örtüşük ve uyumlu blr mesaj olmak durumundadır. O bakımdan Kur'an'ın mesajına zihnini açan herkes Kur'an'ın delilleri hep doğadan, fıtrattan, hayattan verdiğini görmüştür görecektir. Kur'an o bakımdan dini tanımlarken Rum 30. Ayette insanlığın üzerinde yaratıldığı fıtrat olarak tanımlar ve Araf 28. Ayette "Çirkin bir iş işledikleri vakit, 'Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti' derler. De ki: 'Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah’ın üzerine mi atıyorsunuz?' der. Bu pencereden bakınca tahkiki iman sahibi olan şunu bilir ki eğer Kur'an henüz cinsel ve zihinsel gelişimini tamamlamamış bir çocukla evliliği meşru sunuyor olsaydı ya da atalar dinciliğin savunduğu anlamda cariyelik denen fravunluğu meşru kılıyor olsaydı yani savaşta esir aldığın karşı tarafın anasını bacısını karısını kızını köle olarak kullan ve cinsel fantazilerine alet et buyuruyor olsaydı ya da Kur'an böyle bir adiliğe ve seviyesizliğe meşruiyet kapısı aralıyor olsaydı alemlerin Rabbinden olan bir kitap olarak değerlendirilmesi asla doğru bir inanış olmazdı. İşte atalar dini müslümanı ile Allah'ın dini müslümanı arasındaki fark bu kadar beliğ bir farkındalık içerir.
Allah katında din ancak islamdır
Türkçe'de İslam kelimesini anlam ve kapsam olarak ifade edebilecek bir kelime yok. Ayeti olduğu gibi Türkçe'ye İslam diye aktardığınızda ayetin muradını anlamak gibi bir imkan yok. İslam kelimesi Arapça bir kelime olarak hem zihnen hem fikren hem bedenen arı duru olmayı, salim olmayı, selamet üzere olmayı, güven üzere olmayı ve güvence üzere olmayı ifade ediyor hem de bu arı duruluğun sadece kişinin şahsında kalmayıp bir duruş bir ahlak olarak çevreye yansımasını ifade ediyor. Direk olarak ayeti "Allah katında din ancak islamdır" diye aktardığınızda millet atalar dini olarak kendisini içerisinde bulduğu İslam etiketli bir tarikatın yada mezhebin Allah katında tek geçerli geleneksel atalar dini olduğu şeklinde sanıyor. Oysa ayetin ilan ettiği şey Allah katında dinin ancak arı, duru, sağlam ve güven üzere olmak olduğu gerçeğidir. Yani İslam ilkesel bir duruş olarak sağlamlığı güvenliği arı duru tertemiz olmayı ve düşünce inanç ve davranış olarak sağlık sıhhat üzere olmayı ifade ediyor. Onun için İslam zihnen fikren ve duruş olarak hem sağlıklı sıhhatli olmayı, hem iyi niyetli emin olmayı hem de barışık ve barışçı olmayı ifade ediyor...
İslam devleti mi insan devleti mi
İslam devleti diyorsanız islam dediğiniz şey nedir belli olmalı. Zira islam dediğiniz ne ise islam devleti dediğiniz de ona göre olacaktır. İslam dediğiniz şey nedir? Bütün mezhepler kendisine islam diyor. Hatta bugün indirilmiş islam uydurulmuş islam tartışması var. Devlet dediğiniz tüm bu gruplara otorite olacaksa hangi grubun İslamı devlette geçerli olacak? Önce bu konuda anlaşalım. Bu konuda anlaşmadıktan sonra hangi islamdan söz ediyoruz ki hangi islam devletinden söz edelim? Ama derseniz ki yorum farkları olabilse bile neticede tüm müslümanların ortak kaynağı Kur'an olduğuna göre islam deyince sadece ama sadece Kur'an'da olanı esas alacağız. Allah’ın indirdiği resulünün ilettiği Kur'an olduğuna göre islam deyince hükmü sadece Kur'an'dan alacağız. İslam diye Kur'an'ın yanına başka hüküm kaynağı kitaplar koymayacağız. O zaman anlaşmamız kolay. Otururuz ve sadece Kur'an'ı esas alarak anlamada ittifakımız oluşan ayetleri islam diye uygularız ihtilafımız olan ayetleri erteleriz ve ortak anlayışa ulaşana kadar beşeri aklın geçici olarak uygun bulacağı geçici hükümleri uygularız. Bu basiretli duruşa var mısınız? Eğer varsanız sizinle islam devleti söylemini konuşabiliriz. Eğer yoksanız bilesiniz ki biz etikete aldanacak kadar basit insanlar değiliz. Kur'an bize ilkeli duruşu ve Akletmeyi öğretti. Biz öncelikle içeriğe bakarız...
İslam nedir İslam olmak ne demektir
İslam salim olmaktır, selim olmaktır, selamette olmaktır selam üzere olmaktır. Her tür yanlıştan, hurafeden, ezberden, şartlanmışlıktan, savruluştan, yalpalamadan uzak bir duruş üzere olmaktır. Arı duru bir bilinç ve yöneliş üzere olmaktır. İslam'da en önemli esas nedir? İslam'da en önemli esas arı duru bir kalp üzere akıl eder olmaktır. İslamda mutlak esas akıl eder olmak, iyiliğin güzelliğin, doğruluğun arayışında olmaktır. İslam'da ana kaynak nedir? İslamda ana kaynak doğadır, fıtrattır, hayattır. Akıl eden duyarlı zihinler duyular yoluyla gerçeğin, doğruluğun, iyiliğin, güzelliğin arayışında olabilir, karanlıktan çıkıp aydınlığa varabilir. Doğa yaratılmış ayetlerdir. Doğa yaratıcının zihinlere sunduğu esas ayetlerdir. Onun için inen ayetler yani Kur'an Allah'tan olduğuna hep doğayı, hayatı referans verir. Zira Allah'ın indirdiğinin delili ancak Allah'ın yarattığı göz önündeki doğa ayetleri olabilir. İslam'da vahyin (Kur'an'ın) işlevi nedir? Kur'an'ın işlevi, kültürle, ezberle, beklentiyle, hurafeyle vesaireyle pas tutmuş, kilitlenmiş akıllara işlev kazandırmak ve hayat yolculuğunda gerçeğe ışık olmaktır...
İslam Ne Anlama Gelir
İslam kelimesi Arap lügatunda ifal babından bir kelimedır. Meallerde yaygın olarak teslim olmak anlamında kullanılmaktadır. Teslim kelimesi tefil babındandır. Teslim kelimesinin Türkçe'deki anlamı bellidir. O anlamda en iyi teslim olmayı müritler şeyhlerine gavslarına kutuplarına uyduruk ilahlarına çok iyi yapıyorlar ama islam olmuyorlar. O anlamda teslim olmak çokları için kaçınılmaz olarak şirk üzere olmaya çıkıyor. İslam öylesine sorgusuz sualsiz mutlak bir teslim olmayı asla ifade etmez. İslam öyle bir duruştur yönelimdir yöneliştir ki selam üzere olmayı ifade eder. Yani islam iyilik üzere olmaktır, sapasağlam bir duruş üzere olmaktır, her türlü yalpalamadan yanlıştan efsunlanmadan geri durmaktır, arı duru temiz bir yönelim üzere olmaktır. İslam kelimesi sülasi olan selam selim salim silm kökünden geliyor. İfal babında İslam oluyor. Selam selim salim silm kelimeleri sözlükte neyi ifade ediyorsa işte İslam kelimesi kişi için o yola girmeyi o anlayışı edinmeyi o durumu özümsemeyi o yönelişte olmayı ifade ediyor. İslam kelimesi teslim olmak anlamında olsaydı müşrikler de atalardan bulduğuna teslim idiler, müritler de şerik kıldıkları şeyhlerine teslimler, her atalardinci de içerisine doğdukları kültürün atalar yoluna teslimler, eğer öylesi İslam olsaydı İbrahim'in yolu da atalarından bulduğuna teslim olmak olurdu. İslam kelimesi sağlam duruşa sahip olmayı sağlam yolu tutmayı ifade eder. İslam olmak selam üzere olmayı, selim akılla bakmayı, salim bir yönelişte olmayı ifade eder. Zihnen fikren ve amelen esenlik üzere yönelişte olmayı ifade eder. Teslim kelimesi ise Türkçe olarak bu anlamları hiç çağrıştırmaz bile. İslam teslim olmak mı? Peki eğer teslim olmak ise neye kime ve hangi kritere hangi sıfata göre teslim olmak? Düşmana mı, şeyhe mi, ulema evliya diye birilerine mi, kültüre mi teslim olmak? Allah deyince peygamber deyince ahkam kesenlere mi teslim olmak? Sakalı cübbeyi giyene ya da ben Allah'ın kitabını Allah'ın ayetlerini anlatıyorum diyene mi teslim olmak? İslam böyle bir teslim olmak olsaydı Araf 3. Ayet Kur'an'da anlamsız gereksiz ve ziyade olurdu. Yoksa İslam insan için en önemli vasıf olan aklı selim olarak kullanmak mı, niyeti halis kılarak arayışta olmak mı ve yönelişi sağlam deliller üzere ikame etmek mi? Selam üzere olmayı selim akılla bakmayı salim bir yöneliş üzere olmayı ifade eder islam. İslam selama girmektir, esenliğe yönelmektir, kötülüklerden izale olmaktır. Yoksa körü körüne ve atalardan bulduğu üzere bir teslimiyet üzere olmayı ifade etmez İslam. Arap dilinde teslim (tefil) ayrı bir bab İslam (ifal) ayrı bir bab. İfal babındaki bir kelimeye tefil babındaki kelimeyi anlam olarak yazamayız. Zira ikisi farklı bab farklı anlam farklı kelimeler. Allah İslam dedi teslim demedi. İfal babı sülasi üzerine bir hemze ziyade edilerek elde edilen bir kalıptır. Tefil babı da aynel fiil eklenerek elde edilen bir kalıp. İfal babında kelime İslam'dır. İslam kelimesi sülaside hangi Kelime üzerine bina edilmişse ona göre anlam kazanır. İslam kelimesinin üzerine bina olunduğu sülasi babtaki kelimeler selam selim salim silm kelimeleridir. İfal babında başına bir hemze ilave olunarak kelime İslam olmuştur. İfal babının hemzesinin kelimeye kattığı birçok anlam vardır. Bu anlamlar bir dil kuralı olarak da bilinir. Hemzenin kelimeye kattığı anlamlar şöyle sıralanır: Tadiye, seyruret, vicdan, heynunet, izale, duhule ve kesret. İslam kelimesi babın hemzesinin kattığı bu anlamlar muvacehesinde seyruret ve duhulet anlamı kazanarak selim salim selam silm üzere olmak anlamına gelmektedir ve selim salim selam silm duruma girmek anlamına gelmektedir. İzale anlamı kazanarak her tür arızadan yanlıştan hurafeden ezberden savrulmadan izale olmak kurtulmak, tam bir selamete kavuşmak anlamına gelmektedir. Seyruret, duhulet ve izale anlamlarını kazanınca kelimenin ifade ettiği ya da kazandığı yeni anlam durumları muvacehesinde İslam dini insan için selim akılla salim bir yönelişle selam üzere olmayı, her türlü ezberden hurafeden savrukluktan izale olarak selamete ulaşmayı ifade eder. Yani Allah katında din ancak İslam'dır demek Allah katında kişi için değerli yol ancak İslam'dır demektir. Nedir Allah katında kabul gören değerli yol yani İslam? İyilik güzellik hoşluk arılık duruluk üzere olmaktır, selim bir akılla akleder olmaktır, selametin esenliğin arayışında yönelişinde olmaktır ve tüm kötülüklerden peşin kabullerden ezberlerden savrukluklardan uzak durmaktadır. Sözü dinler en uygununa uyar olmaktır. Ayetlere delillere uyar olmaktır. Kısaca İslam karanlıklardan izale olmaktır aydınlık üzere yol almaktır.