18 Temmuz 2026 Cumartesi

Kur'an Bilenler Topluluğu İçin Açıklanmıştır Safsatası

Kur'an bilenler topluluğu için açıklanmıştır iddiasıyla dinden makam devşirmek hadsizliktir. Rabbinizden size indirilene uyun. Ondan başka evliya diye birilerine uymayın. Az olsun düşünmüyorsunuz! Araf 3

Bu memlekette kendi istediği gibi Kur'an'ı yorabilmek için, kendi ihdas ettikleri usule göre Kur'an'ı okuyabilmek adına Kur'an'a 'Kur'an'lar yani kümeler' diye anlam yükleyenler bile var. Böylece ayet kümeleri birbirini açıklar diyorlar sonra da ama herkese değil bilenler topluluğuna açıklar diyerek Kur'an'ın bireysel okunamayacağını vurguluyorlar. Bir de kendilerince ihdas ettikleri usul diye bir şeyin bilgisine kendileri sahip olarak Kur'an bilenler topluluğu için açıklanmıştır" vurgusuyla kendi birlikteliklerine 'bilenler topluluğu' makamında dinde pay üretiyorlar. Yani anlayacağınız Kur'an birey olarak bizim okuyup anlayacağımız bir kltap olmuyor, bundan çok öte birşey oluyor ve bu bilenler topluluğu olarak ahkam kesenler bize dinde ahkam kesme makamına kuruluyor. Eğer ayet bilenler topluluğu için açıklanmışsa o zaman bu bilgelere sormak lazım demekki Araf 3. Ayet yanlış, ümmet birey olarak Kur'an'a uymamalı bilenler tpluluğu olarak size bilenler topluluğu (evliya) makamında bağlanmalı(!) Kur'an inerken bilenler topluluğu varmış gibi ayetlerden safsata üretenler siz daha Kur'an'ın ümmiler topluluğuna indiğinden bile haberli değil misiniz? Yoksa size göre ümmiler topluluğu bilenler topluluğu mu demek. Bilenler topluluğu için nadem Kur'an indirildi açıklandı o zaman zaten biliyorlar Kur'an'a ne gerek var ki? Daha "li kavmin yalemun" ifadesinin bilenler topluluğu anlamında değil anlayacak olanlar için anlamında olduğununu, anlama niyeti olanlar için Kur'an'ın ayrıntılı bir sunum olmasının vurgulandığını göremeyen sizlerin bilenler topluluğu olmanız kime göre? Hem siz daha bilenler topluluğu olarak "kitap Kur'an peki hikmet ne" diye sorarak sanki Kur'an'dan başka da inen vahyolunan kitaplar varmış gibi hikmet söylemi üzerinden başka kitaplardan din üreten kimseler değil misiniz? Madem öyle hikmet diye Kur'an'dan başka bir kitap da mı vahyoldu? Peki Kur'an sadece kitap ve hikmeti indirdik demiyor zikri de furkanı da nuru da indirdik dediğine göre o isimler altında da Kur'an'dan başka kitaplar arıyor musunuz? Peki ya siz bu kadar hikmetli okuyorsunuz da "çocuklarınız sizin için imtihandır, sizi zor bir intihandan geçireceğiz" diyen kitapta kehf suresindeki ayeti Allah'ın bir çocuğu anne babasına imtihan olmasın diye öldürmesi hem de bilerek değil korkarak anne babasını imtihan etmemek için çocuğun hayatına son vermesi olarak nasıl okuyabildiniz? Yani Allah o anne baba için imtihan ilkesinden vaz mı geçmiş? Yani Allah bunu da net bilmediği halde sırf o anne baba sapıtabilir korkusuyla mı yapmış? Eğer sizin bu iddialarınız doğruysa nisa 82. Ayeti dikkate aldığımızda Kur'an acaba kimin kitabı oluyor hiç düşündünüz mü? Bana Allah yazdırıyor bildiriyor diyerek dinden makam edinenlerle Allah Kur'an'ı bilenler topluluğu için açıklamıştır deyip kendi bilgeler heyetine pay üreterek Kur'an'ı bireysel okumak yanlıştır diye bir safsata üretenler arasında netice olarak Allah'ın kitabı ile Allah'ın kulları arasına girme bakımından bir fark görebiliyor musunuz...

Kur'an bilenler topluluğu için açıklanmış ya(!) Bilenler topluluğu kim? Hocamız der ki zaten bu usulü biz bulduk biz bilenler topluluğuyuz. O yüzden hocamız ve ekibinin anladığının dışındaki her yorum yanlıştır batıldır(!) Zaten Kur'an'ı yorumlamak da yanlıştır. Hocamız ve ekibi yorumlamıyorlar(!) Onların yaptığı şey Allah'ın açıklamalarını bulmaktır(!) Biraz takip ederseniz hoca ve ekibi dışında herkes neredeyse onların bağlılarınca cehenneme yollanır oluyor. Diyanet de der ki bu ülkede yetkili kurum din işleri yüksek kuruludur. Bilenler topluluğu haliyle bu kurul(!) Ama bu iki bilenler topluluğu nasıl bilenler topluluğuysalar bakarsınız birinin siyah dediğine öbürü beyaz diyebiliyor. Bunlar bilenler topluluğu olarak Kur'an'ın mesajı ile aydınlanma ve bilen olma iradesi ortaya koyan bir bireyden neyi daha doğru anlamışlar hangisi doğru anlamış ve Kur'an'a muhatap bir bireyin anlamak için Kur'an'a kulak verip de anlayamadığı hangi meseleyi çözmüşler...

Ben birey olarak Kur'an'a kulak veririm. Bana anlatmaktan aciz bir Allah'a nasıl iman edebilirim. Bilenler topluluğunu anlamaya sıra gelende süper zeka kesilip de asıl bilen olan Allah’ı anlamaya sıra gelince nasıl geri zekalı kesilebilirim? Azıcık iyi niyetle gayret etsek anlayacağız yani anlayan bilen olacağız inşaallah. Nasıl olur da Araf 3.Rabbinizden size indirilene uyun. Ondan başka evliya diye birilerine uymayın. Az olsun düşünmüyorsunuz! Ayeti varken bu saçmalıklar savunulabilir? Bilenler topluluğuna iman etmiş nicesini gördüm ki hırs küpüler, hocalarını hakikat görüyorlar, ötekileştirdiklerini cehenneme postalıyorlar. En iyisi şöyle yapalım. Bilenler toplulu diye ahkam kesenler burada artık ahkam kesmeyi bıraksınlar gidip Kur'an yerine bilenler topluluğu arasında mesai harcasınlar. Ama biz Kur'an'ın muhatabı olarak Kur'an'ın aydınlığında anlayan bilen bir kul olacağız inşaallah. Biz Kur'an'ın aydınlatamadığı bir zavallıysak bilenler topluluğunun ne haddine bizi aydınlatmak? Hele hele kim bu bilenler topluluğu? Bu topluluk bilenler topluluğudur diye icazet veren bir yer mi var? Eğer şunlar bilenler topluluğudur diye birilerine kuyruk olacaksak Allah onların bilenler topluluğu olduğuna dair bir bilgi belge mi indirmiş? Ne yani şimdi ben zanna uyup bilenler topluluğu diye birileri için sürü mü olayım? Yok eğer kimin bilenler topluluğu olduğunu ben bulacaksam ben anlayacaksam zaten ben bilen olmadıkça kimin bilen olduğunu nasıl anlayabilirim? Bilen olursam da nasıl başka bilenler diye birilerine kuyruk olabilirim? Bırakın artık zan peşinde kitapla muhatabın arasına duvar örmeye çalışmayı? Kitaba nuhatap olun da dileyin bilen anlayan olmayı...

"Kur'an bilenler topluluğu için açıklanmıştır" söylemi bir safsatadır. Tam aksine Kur'an bilmeyenler için bir açıklamadır ki gerçeği bilsinler öğrensinler anlasınlar. Kur'an bizzat resulullah için "sen kitap nedir iman nedir bilmezdin" tespitini yapar. Kur'an ümmi bir topluma bilenler anlayanlar olsunlar diye vahyolunmuştur. "Likavmin yalemun" ifadesini "bilenler topluluğu için" diye okumak Kur'an'ın "ey insanlar ey inananlar" hitabını boşa çıkarmak olur. Kur'an öyle mushafın içinden ayetler toplanarak çıkarılarak bağlanarak çözülerek bütünleştirerek çözümlenerek üç bilinmeyenli denklem çözer gibi bilgi üretilecek bir hitap değildir. Kur’an anlayacak olanlar, anlama niyetinde olanlar, anlama gayretinde olanlar için gerçeği açıklayan bir hitaptır hepsi bu. "Li kavmin yalemun" ifadesinden hareketle Kur'an'ın açıklamalarını bilenler topluluğu diye bir yerlere atfetmek Kur'an'ı ya hiç anlamamaktır ya da bilinçli olarak çarpıtmaktır. 

Kur'an'ın indiği toplum hem bimeyenlerdi hem mümin olmayanlardı. Ama Kur'an kendini hem yalemun olanlar için hem yuminun /muminun olanlar için açıklama ve delil sunmuştur. Yalemun olmak ve yuminun olmak kişinin sıfatını anlatır ki bilme iradesi ortaya koymayı, ilim üzerinde olmayı, cehaletten kaçınmayı anlatır ve inanası olmayı, delillerle inanç edinmeyi, inkârcı bir yobazlığa gömülmemiş olmayı ifade eder.

Yani Kur'an anlayacaklar için ve inanacaklar için nice açıklamalar ve deliller sunan zihin aydınlığı bir hitaptır...