Diyorsun ki hikmet Resulullah'ın Kur'an'dan çıkardığı hükümlerdir(!)
Allah kitabı ve hikmeti indirmiştir. Kitap Kur'an peki hikmet ne? Hadi söyleyin bakalım. Söyleyemezsiniz! Hadisleri kabul etmeyenler kilometrelerce yanımıza yaklaşmasınlar. Onlarla ahiret gününde görüşeceğiz. Cehennemde yanarlarken biz seyredeceğiz.
Anlaşılan o ki kitapla mushafı ayırt edemiyorsun! Allah'tan yetki almış gibi cennetten oturmuş cehennemlikleri gözlüyorsun(!) Ve gidiyorsun Kur'an'dan başka yerlerden Resulullah'ın Kur'an'dan çıkardığı hükümler diye dine hikmetler kotarıyorsun? Peki ama neden? Kur'an açık değil mi anlaşılır değil mi ya da yeterli değil mi? Açık ve yeterli olmayan bir kitap kendisinden başka ilah olmayana nisbet edilir mi? Mubin mufassal müyesser ne demek bilmiyor musun? Allah mı meramını anlatamamış yoksa sen mi anlamaktan aciz olunca oraya buraya yalpalıyorsun? Allah adına ne hakla ahkam kesiyorsun?
Allah kitabı hikmeti indirdim diyor peki senin Resulullah'a hikmet diye isnat ettiğin o birilerinin rivayetlerinde yazılanları Allah mı indirmiş? Kur'an'dan başka kitabınız var da ondan mı ders alıyorsunuz? (Kalem 37), ne hakla hikmet diyerek onun bunun rivayetlerinden Kur'an'a hakem tayin ediyorsunuz? (Enam 114), Kur'an dışında kimin rivayeti sözlere hikmet diye iman ediyorsunuz? (Casiye 6), demek biz cehennemde cayır cayır yanarken siz cennetten bizi seyrediyorsunuz(!) Siz Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? (Hucurat 16), uydurduğunuz hikmetli usul denen efsununuz doğru olsa başta Araf 3 yanlış olur bunu bile göremiyorsunuz...
Adam hâlâ kitabı mushaf hikmeti başka bir şey sanıyor(!) Resulullah Kur'an'ı anlayamamış ki cebrailden ayrıca hikmeti yani Kur'an'ın anlaşılmasını da öğrenmiş. Bu adamlardan din öğrenmekten Allah'a sığınırım...
Hala konuştuğu şey nebi ve resul farkı olması üzere kur'an bağlamında Allah'ın resulü iken beşerin resulünü örnek veriyor hayret bunlara. Yusuf'a erresul gelmiş. kim fravunun resulü. Ne alakası var şimdi bu örneğin resul nebi farkıyla ve Allah'ın resulü konusuyla...
Hikmet Kur'an'dan çıkarılan doğru hükümmüş. Bu kadar kelime oyunu olur mu? Hikmet gerçeği ortaya koyan hüküm demektir o da Kur'an'ın ayetlerinin sıfat ismidir. Kur'an'dan çıkarılan hükümmüş yani kur'an'dan başka bir şey! illa Kur'an'dan başka bir yerlerden hikmet kotaracak...
Kafaları o kadar karışık ki sünnet konusunda kendi eleştirdikleriyle aynı duruma düştüklerini bile göremiyorlar. Üzgünüm.
Hikmet peygamberimizin Kur'an'dan çıkardığı hükümlerdir diye bir safsata üretilmiştir...
Allah Kuran'ı indirmiştir resulullah Kur'an'ı tebliğ etmiştir. "Kur'an" "okuma" demektir. Vahyolunan ayetler hayatın bir okumasıdır. O bakımdan vahiyler öncelikle sıfat isim olarak Kur'an adını almıştır. Kur'an'da geçen kitap hikmet nur furkan beyan Kur'an vb tüm isimler vahiylerin sıfat isimleridir. Kitap başka hikmet başka değildir. Elkitap Allah'ın mesajı Allah'ın yasası demektir. ElHikme gerçeğin hükmü demektir. Kur'an Allah'ın mesajıdır ve gerçeğin hükmüdür. Bazı hocalar hikmet peygamberimizin Kur'an'dan çıkardığı hükümlerdir diye bir safsata ürettiler. Oysa ayet kitabı ve hikmeti indirdik diyor. İndirilen Kur'an'dır peygamberimizin Kur'an'dan çıkardığı hükümler diye indirilen bir şey yoktur. Kur'an'ın yanına din diye kotarılan her söylem Kur'an'a şerik üretilmiş olur neuzü billah...
Kitap Kur'an peki hikmet ne...
Evet, bir usul olarak söze böyle başlayan sayın hocamızın cümleleri şöyle devam ediyor:
Allah kitabı ve hikmeti indirdiğini söylüyor. Kitap Kur'an peki hikmet ne? Hadi cevap verin bakalım! Hikmet resulullah'ın Kur'andan çıkardığı hükümlerdir(!) Bu bakımdan hikmet buharidedir, müslimdedir, kütübi sittededir(!) Sünnet bize hadisler yoluyla gelmiştir. Sadece Kur'an değil sünnet de korunmuştur elimizdedir. Hadisleri kabul etmeyenler sakın kilometrelerce yanımıza yaklaşmasınlar. Onlarla ahirette görüşeceğiz. İslam kitap sünnet bütünlüğünde okunmalıdır. Bu dini en iyi resulullah anlar şüphesiz. Resulullah Kur'an'da değil hadislerde konuşuyor(!) Bu yüzden her hadisin mutlaka Kur'an'da bir aslı vardır olmalıdır. Zira resulullah bir şey demişse mutlaka Kur'an'dan çıkardığı hükmü söylemiştir. Bu bakımdan hadisin Kur'an'daki yerini iyice araştırıp bulmak lazım. Bu öyle bireysel olarak yapılabilecek bir şey değildir. Ekip çalışması yapmak gerekir. Biz hadislerin Kur'an'daki aslını araştırıyoruz ve hikmetli okumalar yapıyoruz. Kitap ve sünnet bütünlüğünü uyguluyoruz. Bu metodu bize Allah Kur'an'da öğretti(!) Dini anlama noktasında bizim kadar hadis kullanan yoktur. Ekip olarak çalışıyoruz. Uzun bir süreçte yemeği pişirip önünüze getiriyoruz. Kur'an alimler topluluğu için açıklanmıştır(!) Öyle bireysel olarak okunabilecek ve hüküm çıkarılabilecek bir kitap değildir(!)
Bu satırlarda okuduğunuz bir usul olarak tezahür olunan bu gafletin yaman çelişkisi zihinsel bir körelme olarak algıya yansıdı ve din şirketleşti. Allah’ın dini Allah’ın kitabında aranacakken onun bunun kitabındaki din Allah'ın kitabında aranır oldu. Oysa dinin asıl hüviyeti tevhit idi. Vahyin hikmeti dinin Allah'a has kılınması, insanlığın özgür kılınması idi.
Şimdi bu gafletin ifade bulduğu zihne birkaç kelam edelim. "Kitap Kur'an peki hikmet ne!" sualine cevap verelim. "Hadi söyleyin hikmet nedir!" meydan okumasına ve "söyleyemezler" diye kendince cevaplar sunmasına bir bakalım. Söylemin sorunlarına ve işin aslına bir göz atalım. Bir yandan hikmeti indirilmiş sunup diğer yandan hikmeti indirilen kitap olan Kur'an'da değil ondan bundan rivayet olunan kitaplarda aramasına biraz hayret edelim.
Sayın "kitap Kur'an peki hikmet ne" diye sorup o kitaptan bu kitaptan bize nice hikmetler kotaran abimiz! Hikmet söylemi başka bir şey indirilen hikmet söylemi başka bir şey bu farkı gözetmen lazım önce. Eğer indirilen hikmetten söz ediyorsan indirilen kitapta araman lazım o hikmeti. İndirilen hikmet Kur'an'da olur rivayet kitaplarında olmaz. Hani "kitap Kur'an peki hikmet ne" diye sorup mushaf Kur'an peki hikmet ne dediğini sanıyorsun ya önce şunu bil! Senin kitap dediğine Araplar mushaf diyor. Gökten mushaf mı indirildi sanıyorsun? Allah yasayı mesajı hikmeti nuru ölçüyü açıklamayı hatırlatmayı aydınlığı yarım ömürlük bir süreçte resulullah'a vahyetti ve bu lütfolunan tüm sunumlar neticede sayfalara kayıt düşülerek mushaf oldu. Kitap da hikmet de nur da beyan da furkan da mushafa kayıt düşülmüş Allah'ın lütfu olan ayetlerdir. Sen hâlâ kitap Kur'an peki hikmet ne diye sor bakalım. O zaman ben de sana sorayım. Senin mantığınca kitap mushaf oluyorsa ve adı Kur'an ise peki furkan ne oluyor başka bir mushaf mı? Hani hikmeti mushaftan başka yerde arıyorsun ya indirilen furkanı nuru beyanı nerede arıyorsun? Artık bir yerde mantık hatası yaptığını gör. Ve kitap sünnet bütünlüğü söylemiyle kaynağı tevhit olan dini bir çok kitaba çıkarıp şirketleştirme durumuna düştüğünü fark et. Yaptığın bu tanımlamayla renkli bir gözlük taktığın için hiçbir şeyi öz rengiyle göremeyeceğini öğren. Bu usul dediğin şeyin gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklemek olduğunu anla. Eğer çıkış noktan buraysa varacağın yer ancak hüsran olur. Söylemin çok yaldızlı olsa da kazancın kayıp olur hüsran olur. Bizim son sözümüz de dini Allah'a has kılanlara selam olur. Gereken uyarıyı yaptığımız içinde içimizde huzur bulmuş bir vicdan olur..
Kur'an diyor ki hikmeti başka yerde arama!
Başka bir ilah mı var ki hikmeti başkalarının kitaplarında arıyorsun...
Kitap Kur'an hikmet ne diye soran hikmetliler okusun! (İsra Suresi))
22-Allah’ın yanı sıra başka da bir ilah uydurma! Yoksa paylanmış ve terk edilmiş bir halde kalırsın.
23-Rabbin sadece kendisine kul olmanızı ve ana babaya gereğince davranmanızı hüküm olarak vaaz etmiştir. Eğer onların birisi ya da her ikisi yanında yaşlanırlarsa sakın onlara “öf” bile deme! Onları azarlama! Onlara değer ifade eden sözler söyle!
24-Onları merhametle koruman altına al. Şöyle de: Rabbim! Nasıl ki onlar beni küçükken özenle büyütmüşlerse sen de onlara rahmetinle muamele eyle.
25-Rabbiniz içinizde olanı en iyi bilendir. Eğer uygun davranışlı kimseler olursanız elbet Hakk’a yönelim üzere olanları bağışlayıcıdır.
26-Yakınlığı bulunana, gereksinimi olana ve yol ihtiyaçlısına hakkını ver ama sakın saçıp savurma.
27-Doğrusu saçıp savuranlar şeytanların kardeşleri olurlar. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankör olmuştur.
28-Eğer Rabbinden umduğun bir rahmetin peşinde olduğun için onlara yakınlık sergileyememe durumunda kalırsan hiç değilse onlara sıkıntılarını hafifletecek sözler söyle.
29-Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma! Sonra azarlanan ve muhtaç olan durumuna düşersin.
30-Rabbin gerek gördüğüne rızkı geniş tutar gerek gördüğüne ölçülü verir. Elbet kullarından haberlidir, durumlarını görücüdür.
31-Geçim endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyiniz! Onları da sizi de biz rızıklandırıyoruz. Elbet onları öldürmeniz büyük bir günah olur.
32-Zinaya yaklaşmayınız. Doğrusu çok çirkin bir eylemdir, çok kötü bir yoldur.
33-Hakkaniyetin gereği olmaksızın Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayınız. Kim haksızlığa uğrayarak öldürülürse onun velisine yetki vermişizdir. Sakın öldürme konusunda sınır tanımazlık etmeyiniz. Zaten hukuk onun yanındadır.
34-Yetimin malına ancak gereğine en uygun şekilde yaklaşınız. Ta ki erişkin olmasına kadar bu şekilde davranınız. Sorumluluğun gereğini yerine getiriniz. Sorumluluk sorgulanmayı gerektirir.
35-Ölçtüğünüzde ölçüyü tam yapınız! Doğru teraziyle tartınız! İyi olan budur, en uygun neticeyi sağlayacak olan budur.
36-İlmin olmayan konunun arkasına düşme. Kulak, göz ve kalp; bunların hepsi ondan sorumlu olacaktır.
37-Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Sen ne yeri yarabilirsin ne de boyca dağlara ulaşabilirsin!
38-Tüm bunların asıl kötülüğü ise Rabbinin katında hoş karşılanmayan şeyler durumunda olmalarıdır.
39-Bu sunumlar, sana Rabbinin hikmet olarak vahyettiği ayetlerden bazılarıdır. Allah’ın yanı sıra başka da bir ilah uydurma! Sonra azarı yiyip kovularak cehenneme atılırsın.
Kitap Kur'an peki hikmet ne...
Kitap Kur'an peki hikmet ne sorusu basiretsizliktir. Bu soruyla Kur'an dışından din kotarmak nasipsizliktir. Bu soruya aldanıp söylem sahiplerinin peşine takılmak düşüncesizliktir.
Rabbinizden size indirilene uyun. Ondan başka evliya (rehberler otoriteler ermişler ulema sınıfı alimler topluluğu) diye birilerine uymayın! Az olsun düşünmüyorsunuz! Araf 3
Kur'an vahyi kitap, hikmet, nur, furkan, beyan olarak insanlığa tenzil olmuş Allah'ın ayetleridir.
Allah'ın vahyettiği hikmet olan ayetleri okuduğu halde hikmeti başka şey sanıp mushaf ile kitabı ayırt edemediği için "kitap Kur'an peki hikmet ne" diye sormak ve Kur'an'ın anlayacak olanlar için açık ve net olmasını, anlama niyeti, gayreti olanlar için Allah’ın açık bir sunumu olmasını "Kur'an alimler topluluğu için açıklanmıştır" söylemiyle bireysel okumanın yanlışlığına yormak ve Kur'an dışından hikmetler üretmekten dem vurmak ne kadar acı ve furkandan ne kadar nasipsiz bir durumdur. Allah, Kitap hikmet nur furkan beyan olarak tenzil buyurmuş olduğu Kur'an ayetlerini okuduğu halde başka yerlerde hikmet peşine düşüp nasipsizce yalpalayanlardan olmaktan cümlemizi muhafaza buyursun inşaallah...
İsra Suresi:
22-Allah ile beraber başka bir ilah edinme! Yoksa paylanmış ve yüzüstü konmuş bir halde kalakalırsın.
23-Rabbin sadece kendisine kul olmanızı ve anne babaya gereğince davranmanızı hükme bağladı. Eğer onlardan biri yahut her ikisi senin yanında yaşlılık dönemine ulaşırsa sakın onlara “öf” bile deme! Onları azarlama! Onlarla saygın şekilde konuş!
24-Onlara iyilikten yana hürmette kusur etme. De ki: Rabbim! Beni küçükken merhametle bakıp büyüttükleri gibi sen de onlara merhametini ihsan eyle!
25-Rabbiniz içinizde olanı en iyi bilendir. Uygun davranan kimseler olursanız elbet kendisine dönüp yönelenlere mağfiret edicidir.
26-Yakınlığı olana, gereksinimi olana, yolculukta olana hakkını ver ama saçıp savuran olma!
27-Elbet saçıp savuranlar şeytanların kardeşleri olmuşlardır. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.
28-Eğer Rabbinden umduğun bir rahmeti elde etmeye çalışmak üzere onlardan uzak kalmak kendileriyle ilgilenememek durumunda kalırsan hiç değilse onlara sıkıntılarını hafifletecek kolaylık gösterici söz söyle.
29-Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma! Sonra kınanmış ve üzülmüş bir halde kalakalırsın.
30-Rabbin gerek gördüğüne rızkı geniş tutar gerek gördüğüne ölçülü verir. Elbet O, kullarından haberdardır, hakkıyla görendir.
31-Geçim endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin! Onları da sizi de biz rızıklandırıyoruz. Elbet onları öldürmeniz büyük bir hata ağır bir suç olur.
32-Zinaya yaklaşmayın. Doğrusu o, çok çirkin bir eylemdir, çok kötü bir yoldur.
33-Hakkın hukukun gereği olmaksızın Allah’ın dokunulmaz kıldığı cana kıymayın. Kim haksız yere hukuksuz bir şekilde öldürürlerse onun velisini yetkili kılmışızdır. Sakın öldürme konusunda sınırı aşmasın. Zaten o desteklenen konumdadır.
34-Olgunluk dönemine ulaşmasına kadar ancak en uygun şekilde yetimin malına yaklaşın. Ahde vefa gösterin verilen söze uygun davranın. Doğrusu verilen söz sorumluluğu gerektirir.
35-Ölçtüğünüzde ölçüyü tam yapın! Doğru teraziyle tartın! İyi olan budur, en uygun neticeyi sağlayacak olan budur.
36-Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin ardından gitme! Doğrusu kulak, göz ve kalp; bunların hepsi ondan sorumlu tutulacaktır.
37-Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Sen ne yeri yarabilirsin ne de boyca dağlara ulaşabilirsin!
38-Tüm bunların asıl kötülüğü Rabbinin katında hoş karşılanmayan şeyler olmalarıdır.
ذَٰلِكَ مِمَّا أَوْحَىٰ إِلَيْكَ رَبُّكَ مِنَ الْحِكْمَةِ ۗ وَلَا تَجْعَلْ مَعَ اللَّهِ إِلَٰهًا آخَرَ فَتُلْقَىٰ فِي جَهَنَّمَ مَلُومًا مَدْحُورًا
(İsrâ 17:39)
39-Bunlar, sana Rabbinin HİKMET olarak vahiy buyurduklarındandır. Allah ile beraber başka bir ilah kılma! Sonra kınanmış ve kovulmuş bir halde cehenneme atılırsın...