21 Temmuz 2026 Salı

Nisa 11. Ayet ve Feraiz meselesi


Feraiz denen kurgu Kur'an'daki miras ayetlerini işlevsiz bırakıyor
Çocuklar arasındaki miras paylaşımında tüm kardeşlerin erkek ya da kız olmaları durumlarında hepsinin eşit hisse alacakları netken ve Nisa 11. Ayet kardeşlerin erkekli kızlı olması durumundaki birbirlerine orantısal durumlarına göre hisselerini pay ederken "erkek için iki kız payı kadar vardır" ifadesinden sonra fai takibiye olup çocukların sayılarının birbirine oranlarına göre pay açıklamaları devam ettiği halde parantez açılarak "hiç erkek yoksa ya da çocuklar sadece kızsa" gibisinden ayete bir iftira montalanarak Allah'ın sunduğu paylar yok sayılmış ve feraiz adı altında yeni bir paylaştırma sistemi ihdas edilmiştir. Bu paylaştırma uyduruk sisteminde ayete göre kızların sayısı ikiden fazla olunca ve bir olunca hisseleri belli olup iki olunca ayette erkek için iki kız payı kadar ifadesiyle başlayan orantı anlatımı sayı anlatımına tahrif edildiği için iki kızın payı ayette yok gibi bir durum hasıl olmuş ve alimlerimiz demiştir ki iki kız da ikiden fazla kız kadar alır diye Allah'ın dinine alim diye birileri ortak edilmiştir. Nisa 11. Ayetin paylaştırma esasları köylü çobanın beş dakikada kavrayabileceği netlikte bir sunum iken bu feraiz denen uyduruk sistemde prof düzeyinde bile çözümlenemeyecek bir hale getirilmiştir....


Kur'an'ı Kur'an'dan değil de rivayetten okuyunca
Kur'an'da en detaylı anlatılan miras konusu bile sünnet hadis söylemiyle çarpıtılmıştır. Daha hangi ayetin manasını hadis sünnet söylemiyle Kur'an dışı kaynaklardan okuyabilirsiniz.

Önce ayeti yazalım. Sonra doğru meali iki çeviriden paylaşalım. Sonra da yapılan çarpıtma meali iki çeviriden paylaşalım. Ama şunu hatırlatalım önce. Feraiz denen İslam miras hukuku çarpıtma mealler üzerine kurgulanmıştır.

يُوصِيكُمُ اللَّهُ فِي أَوْلَادِكُمْ ۖ لِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الْأُنْثَيَيْنِ ۚ فَإِنْ كُنَّ نِسَاءً فَوْقَ اثْنَتَيْنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَ ۖ وَإِنْ كَانَتْ وَاحِدَةً فَلَهَا النِّصْفُ ۚ

(Nisâ 4:11)
Doğru çevrilen meallere iki örnek
Allah, çocuklarınız hakkında, bir erkeğe iki kadının payı kadar tavsiye eder. Eğer kadınlar ikiden çok olursa, onlara mirasın üçte ikisi şayet bir tek kız ise, o zaman yarısı onundur.
(Nisâ 4:11, Şaban Piriş)

Çocuklarınızın mirastaki durumu hakkında Allah, size şöyle emir buyuruyor: Erkeğe iki dişinin hissesi kadardır. Eğer kadınlar ikinin üstünde ise; bırakılan malların üçte ikisi onlarındır. Şayet kız tek ise, yarısı onundur.
(Nisâ 4:11, İbn Kesir)

Çarpıtma yapılan meallere iki örnek
Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur.
(Nisâ 4:11, Diyanet İşleri)

Allah size miras taksimi şöyle ferman buyuruyor: Evlâdınızda: Erkeğe iki dişi payı kadar, eğer hepsi dişi olmak üzere ikiden ziyade iseler bunlara terikenin üçte ikisi, ve eğer bir tek kız ise o zaman ona yarısı.
(Nisâ 4:11, Elmalılı Hamdi Yazır)


Hadisler yüzünden kilitlenmiş zihinler 
Bir hocam vardı. Hukukumuz çok iyi idi. Arapça bilgisi de iyiydi. Kendisiyle uzun yıllar bir arada bulunmuştuk. Bir gün kendisine Nisa suresi 11. ayetle ilgili bir şey danışmak istediğimi söyledim. Ben ayette çocuklar arasındaki paylaştırmanın ayetteki hitap gereği erkekle kız arasındaki orana göre olduğunu anlatıyordum. Ayetin metnini okuyup çeviri yapıyordum ve onun onayını alıyordum. Bana dedi ki dediğin gibi evet aynen öyle diyor ayet. Ayet zaten çok açık. Dedim ki hocam ama İslam hukukundaki feraiz ilminde paylaştırma bu şekilde değil. Dedi ki nasıl olur? Bu meseleyi de anlamadılarsa ortada din mi kalır? Dedim ki hocam kızların erkeklere oranı ne olursa olsun her halükarda erkek çocuk iki pay kız çocuklarının her biri ise erkeğin aldığının yarısını alıyor feraiz ilmine göre. Dedi ki o zaman o konuda bir hadis olmalı. dedim ki evet hadis var. dedi ki tamam o zaman o doğrudur. Biz kim ayeti anlamak kim? Bu konuyu da anlamadılarsa daha neyi anladılar. Onların dediği doğrudur. hadis olan yerde doğrusu hadisin dediğidir. Şimdi bu hocamız ne kadar Kur'an okursa okusun ne kadar tefsir fıkıh hadis okursa okusun bu mantıkla Kur'an'ın mesajını anlayabilmesi mümkün mü? sayın hocamız hadis varsa tamamdır deyip daha ayeti okumaya bile lüzum görmüyorsa Allah'ın dediğini anlamak kim, hocalar kim? Hadis dedikleri ise tefsirlerde bakabilirsiniz. Nisa suresi 11. ayet için baktığınızda ayetin nüzul sebebi olarak karşınıza çıkacaktır. Bir gün ilahiyat profu olan Suat Yıldırım'ın bir kitabını görmüştüm kitapçılarda. Kitabın adı şuydu: Hz Peygamberin Kur'an'ı tefsiri. Dedim Allah Allah! Peygamberimiz ne zaman Kur'an'ı tefsir etmiş. Aldım kitabı raftan. Nisa 11. ayete baktım. İşte bu bahsi geçen hadis konmuştu oraya. Ve o hadis Peygamberimizin ayeti tefsiriymiş güya. Hadis şöyle diyor. Cabir b. Abdullah’tan gelen başka bir rivayete göre, Ensarli bir kadın iki kızıyla beraber Hz. Peygamber’e (s.a.v.) gelir ve O’na; Ey Allah’ın Peygamber’i bunlar Sa’d. b. Rabî’in kızlarıdır, babaları Uhud’da seninle beraberdi ve orada şehîd oldu, bu kızların amcası malın tamamını aldı ve bunlara hiçbir mal bırakmadı, malları olmadan asla evlenemezler dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.), bu konuda “Allah hükmünü verecektir.” dedi. Sonra miras ayeti indi. Hz. Peygamber (s.a.v.), kızların amcasını çağırttı ve kendisine; “Malın üçte ikisini Sa’d’ın iki kızına, sekizde birini annelerine ver, geri kalanı ise senin olsun.” dedi. Gel gör ki bu hadisi delil sunanlar bile miras paylaşımını bu hadise göre yapıyorlar mı emin değilim. Zira ölen kişinin kızları varken ölenin kardeşi mirastan asla pay alamaz. Kardeşe pay düşebilmesi için kelale durumu olması gerekir. Ölünün kız çocuğu varsa kelale durumu yoktur. Kur'an'a göre durum budur. Oysa bu hadise göre adamın kızları üçte ikisini alıyor adamın kardeşi üçte birini alıyor. Peki adamın eşi ne alıyor? Kalanı alsın o da tabi kaldıysa(!) Ve bu uyduruk rivayet Hz Peygamberin kur'an'ı tefsiri oluyor. ve biz sünnet etiketlemesiyle bu uyduruk rivayetleri ölçü almadan Kur'an'ı anlayamıyoruz(!) 

Rabbinizden size indirilene uyun. ondan başka otorite makamlara uymayın. Az olsun düşünmüyorsunuz. Araf 3 

Hala Kur'an'ı anlamaya çalışmıyorlar mı? Yoksa kalplerinde kilitler mi var? Muhammed 24 

Öğüt olsun/doğrunun sunumu olsun diye Kur'an'ı kolay anlaşılır yaptık. Peki var mı öğüt alan? Kamer 17, 22, 32, 40 

Hala Kur'an'ı anlamaya çalışmıyorlar mı? Eğer Kur'an Allah'tan başkasına ait bir kelam olsaydı elbet onda bir çok çelişki bulurlardı. Nisa 82 

Allah'tan ve ayetlerinden sonra hangi hadise inanacaklar? Casiye 6 

Allah'a dininizi mi öğretiyorsunuz? Hucurat 16 

Yoksa Kur'an'dan başka kitabınız var da bunları oradan mı ders okuyorsunuz? Kalem 37

Huzuru ilahide Rasulullah diyecek ki: ya Rabbi Bu benim halkım Kur'an'ı kendilerinden ötelemişler. Furkan 30


Mazide bir gün fıtrat dile geldi (Nisa 11)
İlahiyat son sınıf stajyer öğrencilerle Nisa 11. Ayeti konuşuyoruz. Her durumda bir erkek iki kız kadar alır öğretisi Kur'an'ı tahriftir ayetin dediği ise erkeklerle kızların sayılarının birbirine oranına göre payların değişeceğidir dedim. Yok olmaz öyle şey ayet erkek iki kız kadar alır diye net söylüyor diye itiraz ediyor. İtiraz eden de tabi ki kız öğrenci nasılsa. Dedim hani kızdır ya belki bir daha düşünür ilgisini çeker. Neticede erkek iki kız kadar alır mutlak öğretisi doğru değil diyorum ya. Ama ne demek istediğimi önensemedi bile. Dedim ki tamam ama sana bir soru sorayım lütfen sadece bunu cevapla. Ayete bak ve bana bunun cevabını lütfen söyle. Dedi ki tamam. Dedim ki bak Nisa 11. Ayet diyor ki: eğer kızlar ikiden fazla ise üçte ikisi onların, eğer kız bir ise yarısı onun! Evet dedi. Dedim ki ayete bak ve lütfen cevapla: Peki kızlar iki ise payı ne kadar? Sizin savunduğunuz algıya göre ayette iki kızın ne kadar alacağı yok! Baktı baktı okudu "Erkek için iki kız kadar, kızlar ikiden fazla ise üçte ikisi onların, kız bir ise yarısı onun" hocam başta diyor ya "erkek iki kız kadar!" diye aniden net bir cümle kurdu. Dedim ki yaaa! İşte fıtrat öyle dile gelir. Ayet erkekli kızlı orantısal paylaşımı anlatıyor ama ayeti tahrif edenler parantez açıp (hiç erkek yoksa/ çocuklar tamamen kızsa) diye bir uydurma ekleyerek erkeklere göre kızların alacağı payı anlatan ayeti genel mirastan bir pay gibi bir algı kotarmışlar ve uyduruk bir hadisle üçte ikiden arta kalan üçte biri kız çocukların amcalarına hisse etmişler. Oysa bir kişi öldüğünde kızı varsa kardeşi asla mirastan pay alamaz. Yani kız çocukları varken kızların amcalarına kardeş mirası düşmez. Büyük ulemanın tefsirlerinde yazansa şu: Ayette iki kızın payı yazmıyor ama alimlerimiz dediler ki iki kız da ikiden fazla kız gibidir kız iki ise de "eğer kızlar ikiden fazla ise üçte ikisi onların" ayeti kapsamındadırlar ve üçte ikisini alırlar. Şimdi bu şekilde ilim diye tahriflerle dolu kitaplar ilim diye tefsir diye hadis diye usul diye dini ilimler diye okuyanların zihinlerine kilit olarak mühürleniyor. Bu mührü ancak Kur'an'ı Kur'an'dan okuyan zihinler kırabilir. Selam olsun dini Allah'a has kılanlara.


Hadisler zihinleri kilitler ve görüşü bulanıklaştırır
Mazide bir gün bir kitapçıya girmişim. Zira kitap manzarasını, kitaplar arasında gezinmeyi çok severim. Birden gözüme bir kitap ilişti. Adı "Peygamberimizin Kur'an'ı Tefsiri" Yazarı Prof Suat Yıldırım. Tefsir profu(!) İlahiyatlar o zamanlar Feto hocaefendinin bağlısı nice proflarla dolu(!) Aaaa dedim peygamberimiz Kur'an'ı tefsir mi etmiş? Ne zaman? Öyle bir şey Kur'an açısından çelişki olur. Zira Kur'an kendini mubin, mufassal ve Müyesser olarak tanımlıyor. Mubin, mufassal ve müyesser bir kelamın tefsiri olamaz.

O zamanlar 5 yılı aşkın Kur'an okumalarım ve tedebbür çalışmam var. Nisa 11. Ayetin nasıl tahrif edildiğini ve feraiz diye uyduruk bir ilim icat edildiğini biliyorum. Dedim ki bir bakayım nedir? Bir baktım ki kitap Kur'an'ın tahrifinin membaı nüzul sebebi hadislerinin derlemesi. Nisa 11. Ayet bölümünü açtım. Aşağıdaki tefsiri gördüm(!)
(Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Bir kadın iki kızıyla gelerek: "Ey Allah'ın Resûlü, bu iki kız Sabit İbnu Kays'ın kızlarıdır. Babaları Uhud'da seninle beraber cihad ederken şihid oldu. Kızların amcası, babalarından kalan malların ve miraslarının tamamını aldı ve kızlara hiçbir şey bırakmadı. Bu hususta ne dersiniz ey Allah'ın Resûlü. Allah'a yemin ederim bunlar malları olmadıkça asla evlenemezler de!" dedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Bunlar hakkında Allah hükmeder" cevabını verdi. Arkadan Nisa suresi nazil oldu: "Allah çocuklarınız hakkında erkeğe, iki kızın hissesi kadar tavsiye eder..." (Nisa 11). Resûlullah (aleyhissalatu vesselam): "Bana kadını ve sahibini çağırın!" emretti. Çocukların amcasına: "Babalarından kalan malın üçte ikisini kızlara, sekizde birini kızların annesine ver, geriye kalan da senindir" dedi.)
Kaynak: Ebu Davud, Feraiz 4, 2891. Metin Ebu Davud'a aittir. Tirmizi, Feraiz 3, (2093). 

Şunu düşündüm:
Şimdi bu hadis kadar büyük bir yalan ve iftirayı bir prof nasıl olur da "Peygamberimizin Kur'an'ı Tefsiri" diye bir kitaba alabilir? Hatta uyduruk feraiz ilmine bile aykırı bir hadistir. Zira Nisa 11, 12 ve 176. Ayetlere göre bir kimsenin mirasından kardeşinin pay alabilmesi ancak kelale durumunda mümkündür. Bu ayetlerin sunumuna göre bir kimsenin kelale olması durumu ise çocuğunun olmaması durumudur. Bir kardeş kardeşine ancak kelale durumunda mirasçı olabilir. Oysaki bu hadiste adamın kızları vardır yani kelale söz konusu değildir. Bu bakımdan bu kızların amcalarına hiçbir şekilde pay düşmez. Bu hadis açıkça Kur'an'ın tebliğcisi Resûlullah'a büyük bir iftiradır.

Şimdi düşünelim inşaallah. Peygamber dedi diye onun bunun rivayetine iman edip zihinlere algı kilidi vuranların bu mühürlenmeden sonra Kur'an'ı anlamaları mümkün mü? İşte ne kadar anladıkları ortada ve prof düzeyinde yazılmış bir kitabın deşifresi ortada. Zaten vaktiyle hıcaefenfiyi feto olmadan önce fetö olarak bilemeyen ve Hocaefendi methiyeleri dizen o kadar profların ünvanları hangi ilmin işareti olabilir? O Hocaefendi ki adam kitabında açıkça Meryem'e gelen Ruh Hz Muhammed'in ruhu olabilir yani Hz İsa'nın babası Hz Muhammed olabilir diye bir hezeyanı açıkça yazmışken(!) Feto olduktan sonra fetoyu cahil de bilir. Feto olmadan önce Hocaefendi diye bilende ilim nerede?


Nisa 11-12. ayetlerde Miras paylaşımı
11-Allah çocuklarınız hakkında size erkek için iki kız payı kadar tavsiye eder. Eğer kızlar ikinin üzerinde olursalar terekenin üçte ikisi onlarındır. Eğer bir kız olursa terekenin yarısı onundur...

Bu ayetten mutlaka her durumda erkeğin iki kız kadar pay alacağı üretilmiştir. Oysa ayeti dikkatle incelersek:

1-"Eğer kızlar ikinin üzerinde olursalar” ifadesinden sadece evlat olarak kızlar bulunur ve ikiden fazla olursalar gibi bir anlam çıkarırsak o zaman ayette ikinin üzerindeki kız evladın ve bir kız evladın hisseleri belirtilmiş ama iki kız evladın hissesi belirtilmemiş olur. Bu bakımdan sadece evlat olarak kızlar bulunur ve sayıları ikinin üzerinde olursa anlamı yanlıştır. Çünkü erkek evlat olmadan 1 kız olursa onun hissesi belirtilmiş olur, erkek olmadan ikiden fazla kız olursa onların hisseleri belirtilmiş olur ama erkek olmadan tam iki kız olursa onların hisseleri belirtilmemiş olur. Bu bakımdan geleneksel yorumlarda iki kız evladın durumu da ikiden fazla kızlar gibi yorumlanıp hisseleri ona göre belirlenmiştir. Ama bu durumda biz ayette olmayan hususu kendimiz belirlemiş oluruz ki buna hakkımız yok.

2-”Eğer kızlar ikinin üzerinde olursalar” ifadesinde kızlı erkekli evlatlar olur ve kızlar ikiden fazla olursalar diye anlarsak devamındaki “terekenin üçte ikisi onlarındır” ifadesi gereği erkekler kızlardan az alma konumuna düşecek ve oran bozulacaktır. Bu durumda hisseler kızlı erkekli evlatlar olarak diye de anlasak sadece kızlardan oluşan evlatlar diye de anlasak uygulanamaz bir hal alacaktır.

Bu durumda ayette anlatılan şeyin erkeklerle kızların birbirine göre oranları olduğu açıktır.

4.11.Allah size evladınız konusunda erkek için iki kız hissesi kadar tavsiye eder. Eğer kızlar ikinin üzerinde olursalar bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir olursa bıraktığının yarısı onundur. Eğer mirası bırakanın çocuğu varsa bıraktığından anne babasının her biri için altıda bir vardır. Eğer çocuğu yokken anne babası ona mirasçı olmuşsa annesi için üçte bir vardır. Bu durumda miras bırakanın kardeşleri de varsa annesi için altıda bir vardır. Bu paylar miras bırakanın vasiyetinden ya da borcundan sonradır. Babalarınızın ve çocuklarınızın fayda bakımından hangilerinin size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Allah tarafından böyle belirlenmiştir. Elbet Allah hakkıyla bilendir, gerçeğin hükmünü ortaya koyandır.
4.12.Hanımlarınızın eğer çocukları yoksa bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu paylar yaptıkları vasiyetten ya da borçtan sonradır. Eğer çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri hanımlarınızındır. Eğer çocuğunuz varsa bıraktığınızın sekizde biri hanımlarınızındır. Bu paylar yaptığınız vasiyetten ya da borçtan sonradır. Bir erkeğe ya da bir kadına evladı bulunmaması durumunda mirasçı olunursa mirası bırakanın bir erkek kardeşi ya da bir kız kardeşi varsa onların her biri için altıda bir vardır. Eğer kardeşler bundan fazla olursalar zarara sebep olmaksızın üçte bire ortaktırlar. Bu paylar mirası bırakanın vasiyetinden ya da borcundan sonradır. Allah’tan bir vasiyet olarak böyledir. Allah bilendir, muamelesi makul olandır.
4.176.Senden fetva istiyorlar. De ki: Evladı bulunmayan konusunda size fetvayı Allah veriyor. Bir kişi ölür de evladı bulunmazsa bir kız kardeşi varsa bıraktığının yarısı kız kardeşinindir. Kendisi de evladı bulunmayan kız kardeşine mirasçı olur. Eğer iki kız kardeşi olursa bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kardeşler Erkekli kızlı kardeş olursalar erkek için iki kız payı kadar vardır. Allah karanlığa düşersiniz diye size açıkça ifade ediyor. Allah her şeyi bilendir.

Bu ayetlere bütün olarak bakıldığında miras paylaşımında sıralama şöyledir:
1-Borç ve/veya vasiyet ödenir.
2-Ölenin eşi hissesini alır.
3-Anne baba ölenin çocuklarının olup olmaması durumuna göre hisselerini alırlar.
4-Çocuklar orantısal olarak kalanı paylaşırlar.

Bu ayetleri dikkate aldığımızda buradaki hisselerin bütünden alınacak hisseler olmayıp mirasçıların birbirlerine nispetle alacakları hisseler olduklarını görürüz. 

1-Öncelikle ölenin eşi ölenin çocuklarının olup olmamasına göre 12. Ayet gereği mirasın tamamından hisselerini alacaklardır. 

2-Geriye kalan yeni bir bütün olarak değerlendirilecek ve ölünün annesi babası ölünün çocuklarının olup olmamasına göre 11. Ayet gereği hisselerini alacaklardır. 

3-Geriye kalan yeni bir bütün olarak değerlendirilecek ve kız ve erkek çocukları birbirlerine nispetle 11. Ayet gereği hisselerini alacaklardır. 

4-Ölenin çocuklarının bulunmaması durumunda kelale konumunda mirasçı olunacaktır. Kelale konumundaki mirasçılar kardeşlerdir.
 
A-11 ve 12. Ayet bütünlüğü içersinde 11. Ayette ölenin kardeşlerinin olup olmamasına nispetle annenin hissesi bildirildiği için 12. Ayetteki kelale hisseleri anne baba ve kardeşlerin birlikte mirasçı olmaları durumunda geçerlidir. 

B-176. ayetteki kelale hisseleri ise annenin olmaması babanın olmaması ya da her ikisinin de olmaması durumunda kelale konumundaki kardeşlerin hisseleridir.

Buna göre Miras paylaşımı yapılırken: 
1-İlk önce ölenin yapmış olduğu vasiyet gereği olan borçları ya da alacaklıların ispatlaması neticesi ortaya çıkan borçları ödenecektir. 

2-Ölünün çocuklarının olup olmaması durumu dikkate alınarak 12. Ayette belirlenen eşin payına düşen kendisine verilecektir. 

3-Bu işlemlerden sonra arda kalan mirastan ölünün çocuklarının olup olmaması durumu dikkate alınarak ölünün anne ve babası 11. Ayette kendileri için belirlenen paylarını alacaklardır. 

4- Bu işlemlerden sonra arda kalan mirastan ölünün çocukları kızların erkeklere oranı dikkate alınarak mirası aralarında paylaşacaklardır. 

Bu paylaşımın esasları: 
1-“Allah çocuklarınız hakkında size erkek için iki kız payı kadar tavsiye eder” ifadesi gereğince kız sayısı erkek sayısının bire bir olmasından fazla olup bire iki olması üst sınırına kadar çocuklara düşen miras ikiye bölünecek yarısı kızlar arasında eşit pay edilecek yarısı da erkekler arasında eşit pay edilecektir”. 

Örneğin: 
1 erkek 2 kız olması durumunda 
2 erkek 3 kız; 2 erkek 4 kız olması durumlarında 
3 erkek 4 kız; 3 erkek 5 kız; 3 erkek 6 kız olması durumlarında 
4 erkek 5 kız; 4 erkek 6 kız; 4 erkek 7 kız; 4 erkek 8 kız olması ve benzeri durumlarda: 

Bu ve benzeri durumlarda çocukların payına kalmış miras önce ikiye bölünecek sonra yarısı kızlar arasında eşit pay edilecek diğer yarısı da erkekler arasında eşit pay edilecektir. 

2-“Eğer kızlar ikinin üzerinde olursalar terekenin üçte ikisi onlarındır” ifadesi gereğince kızların sayısı erkeklerin iki katından fazla ise o zaman çocuklara düşen miras üçe bölünecek ve üçte ikisi kızlar arasında eşit pay edilecek üçte biri erkekler arasında eşit pay edilecektir. 

Örneğin: 
1 erkek 3 kız olması durumunda 
2 erkek 5 kız veya 6 kız veya daha yukarısı olması durumlarında 
3 erkek 7 kız veya 8 kız veya 9 kız veya daha yukarısı olması durumlarında 
4 erkek 9 kız veya 10 kız veya 11 kız veya daha yukarısı olması ve benzeri durumlarda:

Bu ve benzeri durumlarda çocukların payına düşen miras önce üçe bölünecek. Üçte ikisi kızlar arasında eşit pay edilecek üçte biri de erkekler arasında eşit pay edilecektir. 

3-“Eğer bir kız olursa terekenin yarısı onundur” ifadesi gereğince Eğer kızların sayısı erkeklere oranla en fazla bire bir ise o zaman çocuklara düşen miras erkekler ile kızlar arasında eşit pay edilecektir. 

Örneğin: 
1 erkek bir kız varsa yarı yarıya bölüşeceklerdir. 
2 erkek 1 kız; 2erkek 2 kız 
3 erkek 1 kız; 3 erkek 2 kız; 3 erkek 3 kız  
4 erkek 1 kız; 4 erkek 2 kız; 4 erkek 3 kız; 4 erkek 4 kız olması ve benzeri durumlarda:

Bu ve benzeri durumlarda erkekler ile kızlar eşit hisse alacaklardır yani bir erkek ne kadar alıyorsa bir kızın payına da o kadar düşmüş olacaktır. 

11. Ayetteki erkek ve kız hisselerini neden oransal olarak anladık?

1-Eğer ayeti erkekler bulunmaz ve sadece kızlar bulunursa diye çevirirsek Arap dilini dikkate almamış oluruz. Zira FE İN KUNNE NİSAEN FEVKESNETEYNİ ifadesindeki KUNNE nin faili HUNNE dir. Yani sadece kızları kapsar. Bu durumda erkekler yoksa diye bir anlam çıkaramayız. Zira KIZLAR İKİNİN ÜZERİNDE KIZ OLURLARSA diye çevrilmek zorundadır. ÇOCUKLAR İKİNİN ÜZERİNDE KIZ OLURLARSA diye çevirebilmek için kullanılan fiilin kızlara değil çocuklara karşılık gelmesi yani hem erkek hem de kız çocukları kapsayıcı bir kelime olması gerekmektedir. ÇOCUKLAR İKİNİN ÜZERİNDE KIZ OLURLARSA şeklinde çevirebileceğimiz ifade FE İN KANU NİSAEN FEVKESNETEYNİ ifadesidir. Bu bakımdan ayetin eğer hiç erkek yok ve sadece kızlar varsa ve sayıları ikinin üzerindeyse çevirisini yapmak ya Arapça bilmemektir ya da ayeti bilinçli olarak çarpıtmaktır. Ayrıca böyle bir paylaşımda üçte ikisini kızlara verdikten sonra üçte bir nereye gidecektir. Bunun da cevabı yoktur. Neden erkek çocuk bulunmadığı halde kızlar yine de çocuklara düşen mirası tam alamayacaklardır. Bu açıklanabilirliği olmayan bir durumdur. 

2-Hem kızların hem de erkeklerin olması durumunda kızların sayısı ikiden fazla olunca üçte ikisi onlara verileceği için 3 kıza 10 erkek olduğunu düşünürsek 3 kız üçte ikisini 10 erkek üçte birini almış olacaktır ki bu ayetin bütünlüğüne tamamen aykırıdır. 3-Sayıları oran olarak almazsak ayette kızların sayısı ikiden fazla olursa ne kadar alacakları vardır. Kızların sayısı bir olursa ne kadar alacakları vardır. Ama kızların sayısı iki olursa ne kadar alacakları yoktur. Hâlbuki yukarda izah edildiği üzere bu sayılar kızların erkeklere oranı olarak sunulmuştur ve kızların oranı olarak iki olmaları en başta söylenmiştir.

12. ve 176. Ayetlerde zahiren çelişki gibi gözüken ve bu çelişkiyi gidermek için kafadan uydurulan ana bir baba bir kardeşler meselesine gelince ayette olmayanı ayete söyletmek doğru bir yaklaşım değildir.

Bize göre 11 ve 12. Ayetler bir paragraf bütünlüğü oluşturduğundan 12. Ayetteki kardeşlerin hisseleri anne ve babanın da mirasçı olması durumuyla ilgili olup 176. Ayette anne yahut baba ya da her ikisi de olmadan sadece kardeşlerin mirasçı olmasıyla ilgilidir.