19 Temmuz 2026 Pazar

Dinin Gerçekliği Meselesi

Din Nedir:

Eğer gerçekten bir yaratıcı varsa yani bu hayatın bir sahibi varsa din onun hayata dair açıklamasıdır. Hayatın bir sahibi varsa din hayata uygun olmak durumundadır. İnsanı bir yaratan varsa din insanın fıtratına yani doğasına yani yaratılıştan sahip olduğu özelliklere uygun olmak durumundadır. Bu uyumluluğa sahip olmayan din uydurma ve menfaat merkezli oluşmuş demektir. Gerçek din gerçeğin sahibinin gerçeğe uygun olan mesajından başka bir şey olamaz. Eğer bir yaratıcı varsa yarattığına aykırı ya da çelişik konuşmaz.

Gerçek dinin mutlak doğası varlık alemiyle uyumlu olmasıdır. Bu durumda alemlerin rabbinden olma iddiasındaki bir dinin bu iddiasının doğruluğu test edilebilir. Eğer bir kitap Allah’tan olduğu iddiasındaysa ya da bir kimse ben Allah’ın resulüyüm iddiasıyla bir mesaj/kitap bildirisinde bulunuyorsa bu bildiri hayatın doğasına ve insanın fıtratına uygun olmak durumundadır.

Allah’ın Mesajında/Kitabında Bulunması Gereken Mutlak Özellikler

1-Allah’ın mesajı yaratılışla yani doğa yasalarıyla mutlak bir uyumluluğa sahip olmak durumundadır. Yaratan yarattığına çelişik konuşmaz. Kitap gerçekten yaratandan ise yaratan kendi yarattığına çelişik bir mesaj göndermez.

2-Mesaj insanaysa yani Allah yarattığı insanı muhatap alıyorsa mutlaka insana yol göstermeyi ve onu geliştirmeyi, ona mutluluk ve başarı yolunda ufuk açmayı irade ediyor demektir.

3-Muhatap insan olduğuna ve onu aydınlatmak olduğuna göre Allah’ın kitabı mutlak surette anlaşılabilir olmak durumundadır ve anlaşılmak için gönderilmiş olmak durumundadır. Birey olarak muhatap ve sorumlu insan olduğuna göre kitabın anlaşılması noktasında kitapla insan arasına iletişim, müzakere ve istişare dışında hiçbir insan giremez ve Allah’a giden yolda Allah’ın dininde hiç kimse bir başka kimseye Allah adına ahkam kesemez.

4-Allah’ın insana olan mesajı mutlak surette insanın en önemli özelliğine vurgu yapmak ve o özelliğini geliştirmek için insanı eğitici ve geliştirici olmak durumundadır. Yani Allah’ın kitabı mutlaka aklın önemini vurgular, akıl etmeyi emreder, akıl etmeye teşvik eder ve cesaretlendirir. Bunun aksi düşünülemez. Aklı hor gören ya da aklı önemsemeyen bir kitap insana akıl melekesini kodlayan yüceden gelmiş olamaz. Allah’ın kitabı mutlaka insana değerini hatırlatır, aklının ve vicdanının önemimi kavratır, insan olmanın anlamını yaşatır ve yaşıyor olmanın önemini fark ettirir. Allah’ın kitabını okuyan iyi niyetli ve akıl eden bir zihin kendini o kitapta bulur o kitapla mutlu olur o kitapla gelişir ve hayatın anlamını fark etmiş olmanın huzuruna kavuşur.

5-Allahtan gelen kitap mutlaka hayatın anlamına, yaşadıkça nelerin dikkate alınması gerektiğine, ne amaç peşinde koşulması ve nelerden sakınılması gerektiğine dair bir öğreti sunmak, uyarılarda ve teşviklerde bulunmak durumundadır.

6-Allah’tan gelen kitap insanı, anlama noktasında cesaretlendirmek ve eğer iyi niyetliyse, anlamak istediği ve gayret ettiği halde hatalı anladığında bundan dolayı sorumlu olmayacağını, önemli olanın yaratanın mesajını önemsemek ve ona sımsıkı tutunmak olduğunu vurgulamak durumundadır. Anlama konusunda hiç kimseye kendi anladığını başkasına dayatma hakkının verilmediğini, insanın mutlak surette kitaba muhatap olduğunu, Allah’ın murat ettiği insan yöneliminin sözü dinlemek ve en doğrusunun peşinde olmak olduğunu, anlaşılmış olan ve emin olunan gerçekliğe uymanın Allah’ın öğretisi olduğunu vurgulamak durumundadır.

7-Allah’tan olan kitap yoruma açık olmaksızın herkesin hayat hakkını, düşünme ve vicdan özgürlüğünü, dilediğini seçme ve dilediği şekilde inanma meşruiyetini, kişinin özelinin ve iffetinin dokunulmazlığını ve insan hayatına zarar veren, insanı gelişmekten geri tutan hiçbir duruma karşı Allah’ın rızasının olamayacağını ve tüm bu hak ve özgürlüklerin Allah’ın dininde mutlak bir gerçek ve tartışılamaz bir husus olduğunu ve hiçbir şekilde askıya alınamayacağını garanti etmek durumundadır. Allah’tan olan mesaj bir başkasına şiddet ve saldırının mutlak surette yanlışlığını, bu yanlışa götüren her kalkışmanın fitne olduğunu ve bu fitne ateşine karşı bilmukabele karşı koyma ve kendini koruma hakkı olduğunu mutlak surette ilan etmek durumundadır.