Din Nedir:
Eğer gerçekten bir yaratıcı varsa yani bu hayatın bir sahibi varsa din onun hayata dair açıklamasıdır. Hayatın bir sahibi varsa din hayata uygun olmak durumundadır. İnsanı bir yaratan varsa din insanın fıtratına yani doğasına yani yaratılıştan sahip olduğu özelliklere uygun olmak durumundadır. Bu uyumluluğa sahip olmayan din uydurma ve menfaat merkezli oluşmuş demektir. Gerçek din gerçeğin sahibinin gerçeğe uygun olan mesajından başka bir şey olamaz. Eğer bir yaratıcı varsa yarattığına aykırı ya da çelişik konuşmaz.
Gerçek dinin mutlak doğası varlık alemiyle uyumlu olmasıdır. Bu durumda alemlerin rabbinden olma iddiasındaki bir dinin bu iddiasının doğruluğu test edilebilir. Eğer bir kitap Allah’tan olduğu iddiasındaysa ya da bir kimse ben Allah’ın resulüyüm iddiasıyla bir mesaj/kitap bildirisinde bulunuyorsa bu bildiri hayatın doğasına ve insanın fıtratına uygun olmak durumundadır.
Allah’ın Mesajında/Kitabında
Bulunması Gereken Mutlak Özellikler
1-Allah’ın mesajı
yaratılışla yani doğa yasalarıyla mutlak bir uyumluluğa sahip olmak
durumundadır. Yaratan yarattığına çelişik konuşmaz. Kitap gerçekten yaratandan
ise yaratan kendi yarattığına çelişik bir mesaj göndermez.
2-Mesaj insanaysa yani
Allah yarattığı insanı muhatap alıyorsa mutlaka insana yol göstermeyi ve onu
geliştirmeyi, ona mutluluk ve başarı yolunda ufuk açmayı irade ediyor demektir.
3-Muhatap insan olduğuna ve
onu aydınlatmak olduğuna göre Allah’ın kitabı mutlak surette anlaşılabilir
olmak durumundadır ve anlaşılmak için gönderilmiş olmak durumundadır. Birey
olarak muhatap ve sorumlu insan olduğuna göre kitabın anlaşılması noktasında
kitapla insan arasına iletişim, müzakere ve istişare dışında hiçbir insan
giremez ve Allah’a giden yolda Allah’ın dininde hiç kimse bir başka kimseye
Allah adına ahkam kesemez.
4-Allah’ın insana olan
mesajı mutlak surette insanın en önemli özelliğine vurgu yapmak ve o özelliğini
geliştirmek için insanı eğitici ve geliştirici olmak durumundadır. Yani
Allah’ın kitabı mutlaka aklın önemini vurgular, akıl etmeyi emreder, akıl etmeye
teşvik eder ve cesaretlendirir. Bunun aksi düşünülemez. Aklı hor gören ya da
aklı önemsemeyen bir kitap insana akıl melekesini kodlayan yüceden gelmiş
olamaz. Allah’ın kitabı mutlaka insana değerini hatırlatır, aklının ve
vicdanının önemimi kavratır, insan olmanın anlamını yaşatır ve yaşıyor olmanın
önemini fark ettirir. Allah’ın kitabını okuyan iyi niyetli ve akıl eden bir
zihin kendini o kitapta bulur o kitapla mutlu olur o kitapla gelişir ve hayatın
anlamını fark etmiş olmanın huzuruna kavuşur.
5-Allahtan gelen kitap
mutlaka hayatın anlamına, yaşadıkça nelerin dikkate alınması gerektiğine, ne
amaç peşinde koşulması ve nelerden sakınılması gerektiğine dair bir öğreti
sunmak, uyarılarda ve teşviklerde bulunmak durumundadır.
6-Allah’tan gelen kitap
insanı, anlama noktasında cesaretlendirmek ve eğer iyi niyetliyse, anlamak
istediği ve gayret ettiği halde hatalı anladığında bundan dolayı sorumlu
olmayacağını, önemli olanın yaratanın mesajını önemsemek ve ona sımsıkı
tutunmak olduğunu vurgulamak durumundadır. Anlama konusunda hiç kimseye kendi
anladığını başkasına dayatma hakkının verilmediğini, insanın mutlak surette
kitaba muhatap olduğunu, Allah’ın murat ettiği insan yöneliminin sözü dinlemek
ve en doğrusunun peşinde olmak olduğunu, anlaşılmış olan ve emin olunan
gerçekliğe uymanın Allah’ın öğretisi olduğunu vurgulamak durumundadır.
7-Allah’tan olan kitap
yoruma açık olmaksızın herkesin hayat hakkını, düşünme ve vicdan özgürlüğünü,
dilediğini seçme ve dilediği şekilde inanma meşruiyetini, kişinin özelinin ve
iffetinin dokunulmazlığını ve insan hayatına zarar veren, insanı gelişmekten
geri tutan hiçbir duruma karşı Allah’ın rızasının olamayacağını ve tüm bu hak
ve özgürlüklerin Allah’ın dininde mutlak bir gerçek ve tartışılamaz bir husus
olduğunu ve hiçbir şekilde askıya alınamayacağını garanti etmek durumundadır.
Allah’tan olan mesaj bir başkasına şiddet ve saldırının mutlak surette
yanlışlığını, bu yanlışa götüren her kalkışmanın fitne olduğunu ve bu fitne
ateşine karşı bilmukabele karşı koyma ve kendini koruma hakkı olduğunu mutlak
surette ilan etmek durumundadır.